Hayatın ve Zamanın Kısıtlı Olduğunu Biliyorsun

  • 0
CA8hkLOWAAA3H9D

Hayatın ve Zamanın Kısıtlı Olduğunu Biliyorsun

Category : Genel

İnsanlar hayallerinin peşinde koşarken, Ben Zirveye çıkıyorum. Bana Katılmak İstermisin?

 Dağların arkasında, ufuk çizgisinin ardında bir ses seni çağırıyor. Sana, onu takip etmeni ve tüm dağları aşmanı söylüyor. Sen yapamam diyorsun ama o sadece yap diyor. Durup  düşünüyorsun; “nasıl olacak? Ben kimim ki? Ben de onlardan biriyim. Yaşamımda bunca  zorluk varken ben ancak yerimde sayarım. Hem neden böyle bir şey yapayım ki? Ben yaşamımdan memnunum”.

Yalanlar çevreni sarıyor ve sen o sesi duymuyorsun. Fakat bir an geliyor ve o ses tekrar gelip içini sıkıyor. Sana “hadi çık yola, Düş peşime” diyor. “Tamam” diyorsun ve Düşüyorsun. Fakat arkanda ve zaman zaman önünde giden bir ağırlıkla yürümeye çalışıyorsun. Çok zor. Böyle olmak çok zor. Böyle yaşamak, ölmek gibi. Geçmiş çok ağır ve gelecek bu yüzden zor. Ama; “olur mu hiç? Geçmiş tamamen bırakılır mı?”. Hayır bırakılmaz çünkü sen unutmazsın. Kulağa kolay geliyor ama bunun için gerçekten yoğunlaşmalısın. Hem zaten amacın unutmak değil sadece geride bırakmak.

“Hiçbir şey yapmana gerek yok. Sadece beni izle ve derinlere doğru yola çık. Şimdilik geçmişte olan biten ve gelecekte olacak olanları bırak. Bir an olsun, sadece küçücük bir an olsun gözlerini bu dünyaya kapat. Bir an olsun bu dünyanın seslerini duyma. Ve bir an olsun bu dünyanın düşünceleri senin dışında kalsın. Sadece bunu dene ve benim sesimi duyacaksın.

Beni izle, ben sana yolu göstereceğim.

Dağların arkasında, size o dağları aşmanızı ve onu takip etmenizi söyleyen bir ses var. Sizi; şu andaki aklınızın ötesine, bu dünyadan uzakta bir yere çağırıyor. Onu dinleyin ve bir an olsun onun peşine düşün. Gözlerinizi kapatın ve hiçbir şeyin “olmadığını”, her şeyin geçmiş bir düşünce olduğunu düşünün. Gerçekten, şu an gördüğünüz her şey sadece bir düşünce sayesinde size anlamlı geliyor. Eğer onları kalıplaştırmasaydınız tanıyamazdınız. Geçmiş zaten olmuş bitmiş olan şeylerin hatırasıdır ve sizin birçok hatıranız, gerçekte sizin hatırladığınız gibi değil. Bu yüzden onlara güvenemezsiniz. Sizi şu an olduğunuzdan daha ileri bir bilice götürmeyecekler. Bir an için ne varsa zihninizden salın. Boşluğa, esas ait oldukları yere gönderin. Bunu sadece deneyin ve yapabilirseniz o halde kalın.

Burada bulacağınız şey Düş-üncelerinizdir. Zihninize düşmüş düşlerdir. Düşler ülkesine giden patikada yolunuzu bulmanız için ekmek kırıntıları gibi oraya bırakılmış düşler, izlerdir. Onları izleyerek yaşamın derin anlamı ile buluşabilirsiniz.

Burada bulacağınız şey, yola çıkarken yanınıza alacaklarınızdır. Burada yolun tamamını bulamazsınız. Görebilirsiniz ama tam olarak deneyimlemek için yola çıkmalısınız. Adım atmalısınız. Dağları aşabilmek için önce yola çıkmalısınız. Sadece izleyerek dağlar aşılamaz. Onları aşamayacağınızı düşünüp eteklerine evinizi kurmaya çalıştınız. Sizin eviniz burası değil. Aşılamayacak dağ yoktur. Sadece yola çıkarken çantanızı açın ve içine yolda sizin için gereken ne varsa koyun. Bu yolda size ekmek su değil güç, bilgelik, hakikat ve sevgi gerekir. Cesaret gerekir. Ama bunların hepsi zaten sizde var. İçinizde, dünyanın tüm endişelerinin altında bu söylediklerimi tam olarak fark edip deneyimleyebileceğiniz kaynak var.

Deneyin, göreceksiniz. Siz ilk adımı atın, gerisi gelecektir.

HADİ YOLA ÇIK, DÜŞ PEŞİME…

Ekran Alıntısı

 


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: